intro

asos yayınları

  • 2016 yılında kuruldu.
  • Okuma kitapları yayını yapmaktadır.
  • Ders Kitabı yayını yapmaktadır.
KİTAPLARIMIZ DERGİLERİMİZ

KİTAPLARIMIZDAN BAZILARI

TÜM KİTAPLAR

DİLSEL GÖRECELİK İnsanlar tek bir tür olmalarına rağmen binlerce farklı dil konuşur. Her bir dil ses, sunduğu sözcükler ve sözcüklerin ne anlama geldikleri, nasıl oluşturulduğu ve cümleler kurmak için nasıl bir araya getirdikleri konusunda diğerlerinden farklıdır. Herhangi bir dili konuşmak, aynı anda birçok düzeyde gerçekleşen farklı bir ses seti üretmek için ağız ve boğazın karmaşık bir koreografisi; bu özel ayrımları tanımayı öğrenen bir kulak, on binlerce işaretin ve anlamlarının kontrolü gibi karmaşık uygulamalarla hâkim olmayı gerektirir. Örneğin Türkçede sıfatlar adlardan önce, edatlar ise adlardan sonra gelir ve eylem genellikle cümlenin sonundadır. Bu, eylemin ne olduğunu öğrenmeden önce onun niteliklerini duyacağınız, nerede veya neyle bağlantılı bilmeden önce ne hakkında konuşulduğunu öğreneceğiz, bir cümledeki kişiler hakkında her şeyi öğrendikten sonra ne yaptıklarını anlayacağız anlamına gelir. Peki, bütün bunlar ne kadar önemli? Konuşulan dil, hayatın diğer yönlerini, kişinin dünyayı düşünme, hissetme, algılama veya kurgulama biçimini etkiler mi? Bu kitapta cevabı aranan soru budur.
ÇOCUKLARA YABANCI DİL OLARAK TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE EĞİTSEL OYUNLAR Son dönemlerde başta göçler olmak üzere turizm, ticaret, eğitim gibi önemli faktörlerin etkisiyle Türkçeye duyulan ilgi ve ihtiyaç artmış, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi/öğrenimi önem kazanmıştır. Kısa sürede hızlı bir şekilde gelişen bu olaylar sonucunda Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi/öğrenimi alanında bazı sorunlar yaşanmıştır. Farklı özelliklere sahip öğrencilere yönelik farklı yöntem ve tekniklerin işe koşulmaması bu sorunların başında gelmektedir. Özellikle ilgi, istek ve gereksinimleri yetişkinlerden çok farklı olan çocukların Türkçe öğreniminde yaşadıkları sorunlar ön plana çıkmıştır. Bu bağlamda yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılan tekniklerden biri olan eğitsel oyunların etkinliklerde yer alması önemli bir durumdur. Dilin anlamlı bağlamlar içerisinde öğrenilmesine imkân sağlayan eğitsel oyunlar, özellikle temel düzeyde (A1- A2) bulunan bütün yaş gruplarında bilginin somutlaştırılmasında kullanılabilecek işlevsel bir tekniktir.
GÖRSEL OKUR YAZARLIK Görsellerin insan hayatında etkisinin artmasıyla görsel okuryazarlık, eğitim öğretim ortamlarında kazandırılması gereken temel becerilerden biri olarak kabul edilmiştir. Özellikle 2005 Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda ayrı bir beceri olarak düşünülen görsel okuryazarlık (görsel okuma ve görsel sunu) daha sonra diğer dil becerilerinin ya da öğrenme alanlarının kazanımlarının içine serpiştirilerek öğrencilere verilmeye çalışılmıştır. Bununla birlikte insan hayatında görsel okuryazarlığın önemi gün geçtikçe artmakta, hayatın her anında ve alanında görsellerle dolu bir dünyayla karşılaşılmaktadır. Bu çalışmada da mizahi yönü ağır basan karikatürlerin Türkçe dersi dil bilgisi öğrenme alanında nasıl kullanılabileceği açıklanmış ve örnek karikatürlerle desteklenmiştir.
Tanzimat Edebiyatı (Şiir-Roman) YAZIŞMALARI Osmanlı Devleti?nin askeri, hukuk, yönetim ve eğitim alanında başlatmış olduğu yenileşme süreci, XIX. yüzyılın ilk yarısından itibaren birçok alanda belirginleşmeye başlar. Değişimin önemli bir boyutta hissedildiği alanlardan biride edebiyattır. Edebiyatta yenileşme Tanzimat?ın ilanından sonra öğrenim için Avrupa?ya gönderilen öğrencilerin, burada yeni bir edebiyat dünyasıyla tanışması ve bu edebiyatın ilk örneklerini edebiyatımıza taşımasıyla başlar. Bu dönemin edebiyat dünyasında değişim ve yenileşme demek Fransız edebiyatı demektir. Çünkü edebiyatımızda yeni tanınan türlerin, yabancı yazarların ve edebiyatla ilgili ilk örneklerin alındığı yer Fransız edebiyatıdır.
Okul Psikolojik Danışmanlarına Yaygın Sorunlar İçin Yol Haritası Bu kitabın çıkış noktası, okullarda çalışan psikolojik danışmanların özellikle çalışma hayatlarının ilk yıllarında çalıştıkları kurumlarda karşılaştıkları ve üstesinden gelmekte zorlandıkları durumları içeren, uygulamada yardımcı olacak nitelikte bir kitaba duyulan ihtiyaçtır. Bu kitap, okul psikolojik danışmanlarının karşılaştıkları güçlüklere ilişkin farklı konuları içermektedir. Bu konuların hiçbiri ilk kez bu kitapta ele alınmış değildir. Bu konulara ilişkin pek çok kitap ve bilimsel yayın mevcuttur. Bu nedenle kitabın bu konulara ilişkin derinlemesine bilgi vermek, bu konuları kapsamlı bir biçimde incelemek gibi bir iddiası yoktur. Bu kitapla amaçlanan, bu konulara ilişkin daha öz ve uygulamaya yönelik bilgiler vermektir. Özellikle, okullarda çalışan psikolojik danışmanların uzmanlık alanları olmayan özel eğitim, adalet sistemi gibi konularda ?onlara yönelik, onlar için? bilgi vermeye çalışılmıştır. Bunun yanı sıra okullarda çalışan psikolojik danışmanların önemini çok iyi bildikleri ancak uygulamada zorlandıkları, bu nedenle de geri planda bırakabildikleri konsültasyon, sosyal destek, eğitsel ve mesleki planlama çalışmaları gibi konulara ilişkin bilgi sahibi olmaları hedeflenmiştir. Ayrıca cinsel istismar, adalet sistemindeki çocuklar gibi çalışılması zor konularda psikolojik danışmanların görevlerine, sorumluluklarına, sınırlarına ilişkin farkındalık kazandırılmaya çalışılmıştır. Kitabın psikolojik danışman adaylarının ve okul psikolojik danışmanlarının yararlanabilecekleri bir kaynak olmasını diliyoruz.
Öğrenme ve Performans İçin Motivasyonel Tasarım Bu kitabın hedefi, öğrenci motivasyonunun çeşitli yönleri açısından -doğası gereği- bütünsel olan, sistematik bir yaklaşım sunmaktır. Kitap, motivasyonel tasarım sürecini ve bu sürecin kapsamlı bir açıklamasını desteklemek için motivasyonel kavram ve teorileri sağlaması açısından "kendi kendine yeterli" olmayı amaçlamaktadır. Kitabın bir diğer hedefi ise okuyucuların motivasyon kavramını, daha geniş bir çerçevede anlamalarına yardımcı olmaktır. "Neden"sorularına dair herhangi bir yansıma veya araştırma, insanların yaptıkları şeyi neden yaptıkları ile ilgili motivasyonel soruları içerir ve bu soruların cevapları, insanların sorgulayan belli bir alanı ile sınırlı değildir. Akademisyenler, filozoflar, şairler, yazarlar ve diğerleri, bu soruların anlaşılmasına çok katkıda bulundular. Bilim, kanıtlanabilir ilkelere yönelir; ancak diğer bilgi kaynakları iç görü, anlayış ve empatiye değerli katkılar sağlayabilir. Klinisyenler/uygulayıcılar, insan davranışlarını kendi değerleri ve deneyimleri bağlamında yorumlamaktadırlar. Uzun deneyimlerden sonra, psikolojik kavramların zenginliğini anlamak için, farklı bakış açıları olan, farklı dönemlerdeki insanlar tarafından nasıl telaffuz edildiğini görmenin faydalı olduğunu anladım. Dolayısıyla, temel psikolojik kavramların tanımlandığı bölümlerde, bu tür kültürel ve entelektüel birikimin az bir miktarı vardır; fakat temel odak noktası, motive edici öğrenme ortamları ve motive olmuş öğrenenler oluşturmak için en uygun yol olan onaylanmış psikolojik yapılardır.