intro

asos yayınları

  • 2016 yılında kuruldu.
  • Okuma kitapları yayını yapmaktadır.
  • Ders Kitabı yayını yapmaktadır.
KİTAPLARIMIZ DERGİLERİMİZ

KİTAPLARIMIZDAN BAZILARI

TÜM KİTAPLAR

Milli Edebiyat Milli Edebiyat, Tanzimat döneminden sonra milliyetçilik fikrinin yaygınlaşmasıyla zemini hazırlanan ve özellikle II. Meşrutiyet'in ilanıyla Osmanlı yönetiminin resmi politikası olan Türkçülük akımı ile birlikte gelişen edebiyat anlayışıdır. Milliyetçilik düşüncesinin Türk milliyetçiliğine dönüşmeden önceki gelişim sürecine bakıldığında, Osmanlı Devleti'nin yaşadığı siyasal ve sosyal olaylarla bu durumun doğrudan bağlantılı olduğu görülür. Devletin bekasını her şeyin üzerinde tutan ve 'devlet ebed-müddet' anlayışını benimsemiş devlet yöneticilerinin varlığı, Osmanlıda 'Osmanlı milliyetçiliği'nin her zaman var olduğunu göstermektedir aslında. Mesele, milliyetçilik zihniyetinde yaşanan değişimdir. Bu eserde, muhtelif üniversitelerde görev yapan on akademisyen bir araya gelerek Tanzimat'tan bu yana devam eden, 1911-1923 yılları arasında en yoğun haliyle eserlere yansıyan Milliyetçilik anlayışının edebiyat tarihimizdeki gelişimini incelemektedir.
Materyal Tasarımı Eğitim ve öğretim çalışmalarında teknolojinin sunduğu olanaklardan yararlanarak öğrencilerin en üst seviyede yetiştirilmesini sağlamak, Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı dersine giren öğretim elemanlarının temel amaçları arasında yer almaktadır. Öğretmen ve öğretmen adaylarına bu konuda yardımcı olmak amacıyla hazırlanan "Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı" adlı bu kitapta, yedi başlık altında kuramsal bilgilere, tasarım planlarına ve beraberinde çeşitli materyal tasarımlarına yer verilmiştir.
Nokay EÇEGE Eski Ulusal Güvenlik Teşkilatı çalışanı olan Başkomiser Koray korkunç bir rüya ile uyanır. Calmakta olan telefon bir cinayetin habercisidir. Bu cinayet onu geçmişe sürükleyecektir. Eski hesaplaşmalar, çevrilen oyunlar, intikam, hırs, kin ve kibir. Ayrıca dünyaya hükmetme gücü veren Zülkarneyn'in küresi de bu cinayet oyunlarında asıl amacı oluşturacaktır. Hiç bitmeyecek bir gerilim, aklın sınırlarını zorlayacak bir macera...
KIRIM KARAYCASI - TÜRKÇE SÖZLÜK Karaylar, başta Litvanya, Polonya, Ukrayna, Kırım ve İstanbul olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerinde dağınık olarak yaşamaktadırlar. Konuştukları dil olan Karayca ise Türk dilleri içinde Kuzeybatı Kıpçak grubunda kabul edilmekte ve yok olma tehlikesi altındaki diller arasında anılmaktadır. Haliç, Trakay ve Kırım olmak üzere üç diyalekti bulunmaktadır. Karaycanın sözlükleri ise 20 yüzyılın başlarından itibaren farklı alfabelerde hazırlanmış, kimisi basılmış, kimisi daktilo baskısı olarak özel koleksiyonlarda yer alan sınırlı sayıda çalışmalar olmuştur. Son olarak Gulayhan Aqtay, Henryk Jankowski tarafından yayımlanmış ve bu çalışmaya konu olan A Crimean Karaim-English Dictionary, yaklaşık 10.000 maddenin yer aldığı Karaycaya ilişkin hazırlanmış en son ve en kapsamlı sözlüktür. Türkçeye aktarımı yapılmış olan bu çalışma, kendisinden önce yapılmış sözlük çalışmalarının bir değerlendirmesi olması bakımında bu dile ilişkin sözlük ihtiyacını karşılayacak niteliktedir. Sözlüğün çevirmeni Tülay Çulha ise 15 20 yıldır Karayca üzerine çalışmakta olup Türkiye?deki ilk Karayca sözlüğün yazarıdır (Karaycanın Kısa Sözvarlığ, Karayca - Türkçe Sözlük).
Dil ve Edebiyat Öğretimi-1 Edebiyat aslında bütün bilimlerin özüdür; bu sebeple sosyal bilimlerin ilerlemesinde, yaratıcı ve esnek düşüncenin ortaya çıkmasında önemli rol oynar. Edebiyat ve eğitim; insan ve toplum arasındaki iletişim süreci düşünüldüğünde birbirini tamamlayan ve birbiriyle ilişkili iki alandır. Edebiyat kelimesinin kökeni olan "edep" aslında terbiye; eğitim anlamlarına gelir. Edebî eserlerin yazılma amacı da bir ölçüde eğitmektir. Unutulmamalıdır ki eğitimin de edebiyatın da konusu insandır. İnsanın yaşama mücadelesi ve çevresiyle ilişkisi, hisleri, hayalleri, doğru davranış oluşturabilme amaçları eğitim ve edebiyatın ortak konusudur. "Dil ve Edebiyat Öğretimi-1(Özel Öğretim Yöntemleri)" alanında özgün bir kitap olarak karşımıza çıkıyor. Kitap; sadece öğretmen adaylarının değil, alanda araştırma yapan akademisyenler için de bir kaynak olma özelliği taşımaktadır.
Sınıf Yönetimi Değerli öğretmen adayları, Eğitim-öğretim etkinlikleri ile toplumların devamlılığını teminat altına alacak bireylerin yetiştirilmesi amaçlanır. Bu amaç doğrultusunda öğretmenlerin, eğitsel ve öğretimsel amaçları, olabildiğince yüksek düzeyde gerçekleştirmeleri beklenir. Tam bu aşamada bir sınıf düşünelim. Örneğin 30 öğrencinin olduğu bir sınıf. Aslında 30 öğrenci derken, 30 farklı sosyal çevreden ve 30 farklı sosyo- ekonomik düzeye sahip aileden gelen, 30 farklı kültüre, 30 farklı zihinsel gelişim düzeyine, 30 farklı iletişim becerisine sahip 30 farklı dünyadan bahsediyoruz. Öğretmenin vazifesi ise, bu dünyalara adeta güneş olmak; farklılıklarla dolu olan sınıfı, eğitim ve öğretim ışığıyla aydınlatmak, adeta bir orkestra şefi edasıyla sınıfı yönetmek. Peki, bu kadar farklılıkların bulunduğu bir sınıfta öğretmen, yalın haliyle tek başına, kendinden beklenilenleri nasıl ve hangi yetilerle yapabilir? Bu kitapta bu ve benzeri birçok soruya yanıtlar aranmış, örnek olaylarla derinlemesine analizler yapılması amaçlanmış, bölüm sonu değerlendirme soruları ile her bölümün sonunda öğrenilme düzeyi belirlenmeye çalışılmıştır.